KAROTİS DARLIĞINDA PLAK YAPISAL ÖZELLİKLERİ VE STABİLİZASYONU

Karotis arterdeki aterosklerotik plakların morfolojisi ve plak içeriği inme riskini belirlemede önemli bir faktördür. İnmelerin yaklaşık %15-20’sinden aterosklerotik plaktan gelişen emboliler sorumlu tutulmaktadır.

Bu sıklıkla lipittten zengin ince kapsüllü plak rüptürüne bağlı olarak gelişmektedir. Bundan dolayı karotis arter hastalarında hasta takibinde karotis darlığı kadar darlığa neden olan plağın yapısal özellikleride büyük öneme sahiptir.

Aterosklerotik plağın temel komponentleri;

1. Lipit çekirdek

2. Duvar içi kanama

3. Kalsifikasyon

4. Fibröz kapsül

Bu plak yapısında yeralan komponentler, CT, MR ve Doppler ultrasonografik olarak değerlendirilir.

Aterosklerotik lezyonun kompenentlerine bakılarak lezyonun stabil veya anstabil oluşuna kar verilir.

plak 1

Şekil 1. Aterosklerotik plağın komponentleri

Hassas plak özellikleri nelerdir?

-Lipit içeriği %40’dan fazla,

-İnflamasyon hücreleri,

-Ülserasyon,

-Hemorajik plak,

-Artmış anjiogenezisdir.

-Fibröz kapsül intakt, ince veya rüptüre olabilir.

plak 2

Şekil 2. Hassas plak özellikleri

İnme riski, daha önceden geçici iskemik atak olanlarda (TİA): %7/yıl, ülsere lezyonu olanlarda 2-4 misli fazla olmaktadır. Bu histopatolojik hadiseler klinik semptom ve plağın progresyonu ile ilişkilidir.

Beyinde iskemik hadise gelişen kimselerde yapılan MR,tomografi ve Doppler ultrason incelemesinde plak aktivitesi hakkında fikir sağlanır;

  • Plak ekojenitesi
  • Plak yapısındaki heterojenite
  • Arter lümenine yakın alanlarda duvar ekojenitesi
  • Lümen yüzeyinde ülserasyon ve harabiyet

plak 3

Şekil 3. stabil ve unstabil plak özellikleri

Karotis plağı tomografide plak dansitesine göre:

1. Yağlı yumuşak plak

2. Miks plak

3. Kalsifiye plak olarak sınıflandırılır.

plak 4

Şekil 4. Hassas plak tomografi görünümü

Karotis plak stabilizasyonu nasıl sağlanır?

Ciddi darlık bulunan karotis arter hastalıklarında cerrahi tedavi altın standart olarak Kabul edilmektedir. Ancak önemli darlık bulunmayan ve medikal olarak takip edilen hastalarda karotis stabilizasyonu büyük öneme sahiptir.

Lipit düşürücü tedavi: kan yağlarını düzenleyen statinlerin kardiyovasküler problemleri önemli ölçüde azalttığı gösterilmiş Bu problemlerin başında inme ve ani ölümler gelmektedir.

Çalışmalarda statinlerin, kan yağ düzeyinden bağımsız olarak makrofaj sayısını ve buna bağlı olarak plaktaki inflamasyonu azalttığı gösterilmiştir.

Antiplatelet tedavi: asprin ve benzeri ilaçlar plak rupture esnasında gelişen pıhtı oluşumunu engellerler.

Antihipertansif tedaviler: plak rüptürünü engellemek için tansiyonları normal hastalarda dahi kullanılmaları faydalı olacaktır.

Egzersiz: genel olarak düzenli yürüyüşler HDL düzeyini yükselterek plak lipit içeriğini düşürerek etkili olurlar.

Dr.İlhan Gölbaşı