KAN SULANDIRICI İLAÇ KULLANIMI

Kan sulandırıcı, pıhtılaşmayı önleyici oral antikoagülan tedavi, K vitamini etkinliğini azaltarak yapılmaktadır. K vitaminine bağlı olarak sentezlenen pıhtılaşma faktörlerinin sentezi bozulur. Bu faktörler II,VII, IX,X’dur. Oral antikoagülan olarak kullanılan ve Coumadin, Orfarin gibi ticari isimleri bulunan ilaçlarda tıbbi ismi Wafarin olarak bilinen maddeyi içerirler. Bu ilaçlar genel olarak pıhtılaşmaya yatkınlığın arttığı durumlarda kullanılırlar.

Bunlar genel olarak, kalbe takılan protez kapaklar, suni damar kullanımı, ritim bozukluğu gibi durumlardır. Bu hastalarda oral antikoagülan kullanılmadığı taktirde pıhtı oluşarak kalpten dolaşım ile beyne bacak damarlarına, karın damarlarına pıhtı atarak ölümcül olaylara neden olurlar.

Normal kişilerde ilacın dozu ile antikoagülan cevap arasında direkt bir ilişki bulunur, ancak cevap kişiler arası farklılıklar gösterir.

Bazı kişilerde ilaca karşı doğumsal direnç görülebilmektedir. Bu kişilerde antikoagülan etkiyi sağlamak için gerekli dozun 5-10 katı vermek gerekebilmektedir.

Oral antikoagülan kullanan kimselerde diyetle alınan K vitamini miktarı veya kullanılan ilaçlar elde edilmesi planlanan antikoagülan etkiyi değiştirebilirler. K vitamininden zengin beslenme iletedaviye antikoagülan cevap azalır. K vitamini emiliminin bozulduğu durumlarda ilaç etkisi artar.

Warfarinin (Comadin, Orfarin) antikoagülan etkisi 24 saat sonra başlar, 72-96 saat devam eder. İstenilen antikoagülan düzeye ulaşmak için ortalama beş günlük bir süre gerekmektedir.

Warfarin yatarken alınmalı, böylece ertesi gün protrombin zamanı bakıldıktan sonra doz ayarlanmasına fırsat verilmelidir. Bu ilaç karaciğerde yıkılıp, böbrekler aracılığı ile vücuttan atıldıkları için karaciğer ve böbrek hastalarında ilacın etkinliği değişebilmektedir.

Bu ilaçlar gerekenden fazla alındığı taktirde kanamaya, ilacın alınmaması yada yetersiz dozda alındığı taktirde ise pıhtı oluşumuna neden olur. Bu nedenle ilacın etkiniği kan testleri ile yakından takip edilmelidir. İlacın dozunu gösteren uluslar arası oran İNR (International normalized ratio) olarak bilinir. Oral antikoagülan tedavide kanamaya neden olmaksızın, pıhtı oluşumunu önleyecek dozda ilaç verimesi amaçlanmaktadır.

İlacın etkisi arttıkça İNR değeri yükselir. İstenilen İNR değeri takip eden doktor tarafından ayarlanır. Bunun için belirli sıklıkla İNR ölçümü için kan verilir.

İlacın aç veya tok alınması önemli değilidir. Ancak her gün aynı saatte alınması önemlidir. Genellikle akşam alınması tavsiye edilmektedir.

İNR kontrolü 3. günden itibaren 5 gün için her gün, 2 hafta süre ile haftada 2 kez yapılmalıdır. Sonraki 2 haftada bir test yapılır. İNR’nin istenilen düzeye ulaşıp stabil kaldığı takdirde 1. aydan sonra ayda 1 kez yapılır.

Dr.İlhan Gölbaşı